İçeriğe geç
Trabzon Kapı

Gündelik sorulara, gökyüzüne ve meraka açılan kapı

Güzellik ve Bakım

Çatlayan Eller İçin Bakım: Krem Seçimi ve Doğru Zamanlama

El derisi az yağ bezi taşır ve en çok yıpranan bölgedir. Çatlakları önlemenin yolu pahalı üründen değil, sıradan alışkanlıklardan geçer.

Selin Erdemir 4 dk okuma

Yüz bakımı için ayrılan özen, çoğu zaman ellere gösterilmez. Oysa eller gün boyunca suyla, deterjanla, soğuk havayla ve sürtünmeyle en çok temas eden bölgedir; yıpranma da doğal olarak en hızlı orada görülür.

Ellerin kuruması, parmak uçlarında çatlaklar oluşması ve derinin gerginleşmesi yalnızca estetik bir sorun değildir. Bu durum, derinin koruyucu tabakasının zarar gördüğünü gösterir ve doğru yaklaşımla büyük ölçüde önlenebilir.

El Derisi Neden Daha Kolay Yıpranır

Avuç içi ve parmaklar kalın bir üst tabakaya sahiptir, ancak bu bölgede yağ bezleri oldukça azdır. Deriyi neme karşı koruyan doğal yağ filmi burada zaten incedir.

Buna bir de gün içinde onlarca kez tekrarlanan yıkama eklenince, kalan yağ tabakası da uzaklaşır. Su ve temizleyici, kiri götürürken deriyi bir arada tutan yağları da götürür.

Suyun ve Sabunun Rolü

Sık el yıkamak sağlık açısından gereklidir, ancak yıkama biçimi kuruluğu belirler. Çok sıcak su, yağ tabakasını ılık suya göre çok daha etkili biçimde çözer ve deriyi savunmasız bırakır.

Ilık su tercih etmek, köpüğü uzun süre elde bekletmemek ve durulamadan sonra havluyla ovalamak yerine bastırarak kurulamak belirgin fark yaratır.

Deriyi asıl yıpratan şey suyun kendisinden çok, ıslanma ve kuruma döngüsünün sık tekrarlanmasıdır.

Çatlaklar Nasıl Başlar

Kuruyan deri esnekliğini kaybeder. Esnekliğini kaybeden bir yüzey ise gerildiğinde kırılır. Parmak uçları ve tırnak diplerinin çatlaması bu yüzden en sık kışın görülür.

Bu ince yarıklar küçük görünse de derinin koruyucu bariyerinde birer açıklıktır. Kanama, batma hissi ve iyileşmenin gecikmesi buradan kaynaklanır. Bir kez oluştuklarında kendiliğinden kapanmaları yavaş olur, çünkü eller sürekli hareket hâlindedir.

Kremin İçindeki Üç Farklı Görev

El kremleri tek tip değildir ve içerikleri üç ayrı işi yapar. Bir grup bileşen suyu deriye çeker, bir grup deriyi yumuşatıp pürüzsüzleştirir, bir grup ise yüzeyde ince bir örtü oluşturarak nemin buharlaşmasını engeller.

Çok kuru eller için yalnızca su çeken hafif bir formül yeterli olmaz; kuru bir ortamda bu bileşenler nemi derinin derinlerinden çekip yüzeyden uçurabilir. Örtücü bir katmanla desteklenmeleri gerekir.

Kışın daha yoğun ve yağlı yapılar, yazın daha hafif dokular genellikle daha iyi sonuç verir.

Kremi Doğru Anda Sürmek

El kreminin en çok işe yaradığı an, ellerin hafif nemli olduğu andır. Yıkamadan hemen sonra, deri tamamen kurumadan sürülen krem, yüzeydeki suyu içeride hapseder.

Kuru bir deriye sürülen krem yalnızca dışarıdan bir katman ekler; nemli deriye sürülen krem ise mevcut nemi korur. Aradaki fark, aynı üründen alınan sonucu belirgin biçimde değiştirir.

Gün içinde birkaç kez az miktarda sürmek, akşam bir kez bol miktarda sürmekten daha etkilidir.

Gece Bakımı ve Yoğun Onarım

Ciddi kuruluk ve çatlak varsa, gece uygulanan yoğun bir bakım en hızlı sonucu verir. Uyku sırasında eller kullanılmadığı için ürün saatlerce yerinde kalır.

Yatmadan önce kalın bir katman uygulamak ve üzerine ince pamuklu eldiven giymek, ürünün yatak takımına geçmesini engeller ve emilimi artırır. Birkaç gece üst üste yapıldığında çatlakların kapandığı görülür.

Kremden Önce Gelen Önlemler

En iyi bakım, yıpranmayı baştan azaltmaktır. Bulaşık yıkarken ve temizlik yaparken eldiven kullanmak, deterjanla doğrudan ve uzun süreli teması ortadan kaldırır.

Soğuk ve rüzgârlı havada dışarıda eldiven takmak da benzer bir koruma sağlar; soğuk hava düşük nem içerir ve deriden hızla su çeker. Tırnak diplerini karıştırmak, derileri çekiştirmek ve çatlağı kurcalamak ise iyileşmeyi doğrudan geciktirir.

Kalıcı kızarıklık, kaşıntı, kabuklanma ya da haftalarca geçmeyen çatlaklar bakımdan çok bir deri sorununa işaret edebilir; bu noktada uzman değerlendirmesi gerekir.

Tırnak Diplerine Ayrı Bir Özen

Ellerin en hassas noktası, tırnağın deriyle buluştuğu incecik şerittir. Burası tırnağı dış etkenlerden koruyan bir conta gibi çalışır ve zarar gördüğünde iltihaplanmaya en açık bölgedir.

Kuruyunca kalkan bu derileri çekiştirmek ya da makasla derinden almak, korumayı ortadan kaldırır. Yapılması gereken, bölgeyi nemli tutmak ve gerekiyorsa yalnızca gerçekten ayrılmış olan parçayı düzgün biçimde kesmektir.

Krem sürerken avuç içiyle yetinmemek, ürünü parmak aralarına ve tırnak diplerine bilerek yaymak fark yaratır.

Sürekli Islanan Eller İçin Düzen

Bazı işler ellerin gün boyunca defalarca ıslanmasını zorunlu kılar. Bu durumda kuruluğu tamamen engellemek mümkün değildir, ancak zararı sınırlamak mümkündür.

Burada anahtar, koruyucu katmanı gün içinde birkaç kez yenilemektir. Küçük bir tüpü çalışma alanında bulundurmak ve her uzun aradan sonra ince bir katman sürmek, akşama kalan hasarı belirgin biçimde azaltır.

Eldiven kullanılan işlerde ellerin uzun süre terli kalması da ayrı bir sorundur; ara verildiğinde elleri kurulamak ve havalandırmak gerekir.

Ellerin bakımı pahalı ürünlerden çok küçük alışkanlıklara bağlıdır: ılık suyla yıkamak, nemliyken krem sürmek, temizlikte eldiven kullanmak ve soğukta elleri örtmek. Bu dört adım düzenli uygulandığında, kışın kaçınılmaz sanılan çatlakların çoğu hiç ortaya çıkmaz.